Borsa verileri yükleniyor...

Riskin Belgelenmesi - Uzun Soluklu bir Çalışma

Finans alanında en iyi belgelenmiş söylemlerden biri, ortalama olarak, daha büyük riskler taşıyan yatırımcıların daha yüksek oranlarda getiri elde ettikleridir. Bu konuda en kapsamlı çalışmayı Ibbotson Associates yapmıştır. Verileri 19262001 arası dönemi kapsamaktadır ve sonuçları yan sayfadaki tabloda verilmiştir. Tablodaki biçimler, Manhattan ufuk çizgisini ya da bir dizi Eiffel Kulesi görünümü yaratmak için çizilmemiştir. Ibbotson Associates’in yaptığı, tüketici fiyatları endeksinin yanısıra birkaç farklı yatırım aracını hisse senedi, tahvil, Hazine bonosu almak ve her kalem için her yıl iniş ve çıkış yüzdesini ölçmekti. Taban çizgisine, yüzde 0 ve 5 arası getiri oranlarının düştüğü yıl sayısını göstermek için dikdörtgen veya çubuk biçimleri dikilmiştir; başka bir dikdörtgen, yüzde 5 ile 10 arası getirilerin düştüğü yıl sayısını göstermektedir. Sonuç olarak, kendilerinden standart sapmanın hesaplanabileceği, getiri dağılımını gösteren bir dizi çubuk ortaya çıkmıştır.

Tabloya kısaca göz atarsak, uzun vadede hisse senetlerinin ortalamada diğerlerine göre oldukça cömert toplam getiriler kazandırdığını görürüz. Bu getiriler, kâr payı ve sermaye gelirleriyle birlikte, uzun vadeli tahvil getirilerini, Hazine bonolarını ve tüketici fiyatlarındaki yıllık artışla ölçülen enflasyon oranını önemli bir marj ile aşmıştır. Bu nedenle, hisse senetleri, olumlu “gerçek” getiri oranları sağla ma, diğer bir deyişle, enflasyonun etkilerini yok ettikten sonra getiri sağlama eğilimi göstermektedir.* Veriler, tablonun sütunlarındaki standart sapma ve yıllık getirilerle belirtildiği gibi, hisse senedi getirilerinin çok değişken olduğunu göstermektedir. Hisse senedi getirilerinin dağılımı %50’lik bir kazançtan (1933), yaklaşık aynı oranda bir kayba (1931) kadar uzanmaktadır. Açıkça görüldüğü gibi, yatırımcılara hisse senetlerinden gelen ekstra getiriler yüksek risk alma pahasına elde edilmiştir. Bazı küçük şirketlerin hisse senetleri, 1926’dan sonra daha da yüksek oranda getiri sağlamış ama o getirilerin standart sapması genelde daha büyük olmuştur. Burada, daha yüksek getirilerin daha yüksek risklerle bağlantılı olduğunu bir kez daha görmüş oluyoruz.

Hisse senetlerinin negatif getiri oranları ürettiği birkaç beş yıllık veya daha uzun süreli dönemler olmuştur. 19304u yılların başları hisse senedi yatırımcıları için oldukça kurak geçmişti. 1970’li yılların başları da negatif getiriler üretmişti. Piyasanın Ekim 1987’deki üçte birlik çöküşü, 1930’lu yıllardan o zamana kadar hisse senetlerindeki en önemli fiyat değişmesi olmuştu. Yatırımcılar 2000’lerin ilk yıllarında hisse senetlerinin ne kadar zayıf performans gösterdiğini çok iyi bilir. Yine de, uzun dönemlerde daha fazla risk alarak daha yüksek getiriler kazanmışlardır. Bununla birlikte, aradıkları getiri oranına göre, yatırımcıların aldıkları riskleri azaltabilecekleri yollar da vardır. Bu da bizi, profesyonellerin yatırım düşüncesinde devrim yaratan Modern Portföy Teorisine götürmektedir.